47,2034$% 0.06
53,9583€% 0.09
63,4849£% 0.13
6.179,79%1,66
4.071,37%1,58
14.076,90%0,04
02:00
Erzurum’un Rus işgallerine uğradığı yıllarda, şehirden götürülen muhtelif sayıdaki “esir sancakların” iadesi talebi yeniden gündeme geldi. Dışişleri ve İçişleri Bakanlığı’nın girişimleri Erzurum’da bir kez daha heyecan uyandırdı.
Rusların 1829, 1878 ve 1916’da Erzurum’u işgali yıllarında kentten götürdükleri çok sayıda “esir sancakların”, Rusya’daki farklı müzelerde olduğu biliniyor. Erzurum’da yıllardan beridir bu sancakların Rusya’dan geri getirilmesi için sesler yükseliyor. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın, 2023 yılında Erzurum’a yaptığı ziyarette de konu gündeme gelmiş, kentten götürülen tarihi Osmanlı sancaklarının Türkiye’ye iade edilmesi için Rusya nezdinde diplomatik girişimlerde bulunulacağını açıklamıştı. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi de benzer yönde açıklamalar yaparak, sancakların Erzurum’a getirilmesi noktasındaki çalışmaların sürdüğünü ifade etmişti.
“Erzurum’dan yüzlerce eser çalındı”
Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Savaş Eğilmez, Erzurum’un sahip olduğu coğrafi ve stratejik konumu ile tarih boyunca birçok devletin dikkatini üzerine çektiğini ifade ederek, “Bu şehir, tarihin her döneminde siyasi, askeri ve ticarî açıdan önemli bir konuma sahip olmuştur. Bu durum, I. Dünya savaşı öncesi ve sırasında da Erzurum ve çevresini, Çarlık Rusya için önemli hedeflerden biri haline getirmiştir. İşte tam da bu nedenle Ruslar, 87 yıl içerisinde Erzurum’u (Temmuz 1829, Şubat 1878 ve Şubat 1916 tarihlerinde) üç kez işgal etmiştir. Bunlardan fizikî anlamda en büyük yıkıma sebep olan, üç ay sürmüş olsa da 1829’daki ilk işgalleri oldu. 1829 yılında Erzurum’a oldukça hazırlıklı gelen Rus ordusu, şehre çok sayıda arkeolog, eski eser uzmanı, tarihçi ve hatta edebiyatçı bile getirmişti. Bunlar arasında tarihçi olarak Ermeni İnciciyan ve edebiyatçı olarak da Puşkin ön plana çıkmaktaydı. Böylece Erzurum’un tarihi varlığı yağmalanmaya başlandı. Çifte Minareler, Yakutiye, Sultaniye, Ahmediye, Ulu Cami ve Üç Kümbetler’deki kıymetli eşyalar Ruslar tarafından talan edildi. Muhtelif yapıların kitabeleri yerlerinden söküldü. Çifte Minareli Medrese’nin kitabesi, kapısı, Üçkümbetler’deki Emir Saltuk’un mermer sandukası Rusların Petersburg’a götürdükleri eserler arasındaydı. Hasanıbasri Hazretleri’nin türbe kitabesi de bu işgal esnasında Ruslar tarafından çalınmıştı” diye konuştu.
“Türk sancakları propaganda amaçlı kullanıldı”
Bu işgal sırasında, Çifte Minareli Medrese’deki altın, gümüş ve bronzdan onlarca miğfer ve kalkan Petersburg ve Moskova’ya gönderildiği, Saat Kulesi’ndeki saat yerinden sökülerek Tiflis’teki bir binanın cephesine yerleştirildiğini vurgulayan Eğilmez, “İşgal sırasında şehirdeki kalenin anahtarı, altı sancak, başkomutanlık alameti olan bazı eşyalar, Petersburg’a nakledildi. İşgal sonrası şehirden ayrılırken, Paşa Sarayı’nı, kaleyi ve pek çok konağı tahrip ettikleri gibi, birçok tarihî eseri ve vesikayı da yanlarında götürmüşlerdi. Ruslar benzer yağmalama ve hırsızlık olaylarını 1916 yılındaki son işgalinde de gerçekleştirdi. Bu işgal sırasında şehrin pek çok tarihi ve kültürel değeri, Ruslar tarafından tahrip edilmesi sonucu yok oldu. Ruslar, kalenin 4 anahtarı ile birlikte ele geçirdikleri 9 alay sancağı ile Pasinler’den ele geçirdikleri 1 sancağı ülkelerine götürdü. Ruslar ele geçirdikleri Türk sancaklarını, propaganda amaçlı olarak da kullanmıştır. Sancaklar ilk önce Tiflis’e götürülerek burada halka sergilenmiş, daha sonra ise Erzurum’a ilk giren Rus komutanı Yüzbaşı Konieff tarafından Rus Çarlığı’nın başkenti St. Petersburg’a götürülerek Rus Çarı’na sunulmuştur. Erzurum’dan çalınan sancak ve tarihi eserler bugün Petersburg’daki Hermitage ve Askeri Topçu Müzeleri’nde bulunuyor. Bu işgaller sırasında kaybedilen binlerce canın yanında tarihi ve kültürel mirasında kaybedilmiş olması, Erzurum’un yaşadığı en hazin olaylarında biri olarak tarihe geçmiştir” dedi.
“Gelişmeler bizi mutlu etti”
Türk Dil ve Edebiyatı Derneği (TDED) Erzurum Şube Başkanı Murat Ertaş, Erzurum’un Rusya’daki kıymetli eserlerinin ve sancaklarının geri getirilmesinin milli bir mesele olduğunu vurgulayarak, “Erzurum asırlardır hudut ve harp şehri. Dolayısıyla Erzurum’un sosyo-kültürel hayatında harplerin çok önemli yeri var. Özellikle 19. yüzyılda 100 yıl içerisinde 3 defa Rus işgali görmüş Erzurum’da birçok milli tarihi eser yağmalanarak ve izinsiz Rusya’ya taşındığını ve orada St. Petersburg’daki müzelerde sergilendiğini biliyoruz. Özellikle bunların en kıymetlileri elbette ki sancaklarımızdır. Alay sancaklarımız, Pasin sancağımız çok kıymetli. Sayısı 10-11 tane olabilir. Sancaklarımızın, Çifte Minareli Medresesi’nin kitabesi, Saat Kulesi’nin saati gibi birçok milli ve kültürel eserlerimizin Erzurum’a yeniden kazandırılması gerekiyor. Çünkü Lahey Sözleşmesi, Uluslararası UNESCO Sözleşmesi de bunu gerektiriyor. Biz Erzurumlar harp ve hudut olarak hikayemizi, eserlerimizin Erzurum yeniden kazandırılmasını istiyoruz Bu anlamda gayret gösteren Dışişleri ve İçişleri Bakanlarımıza teşekkür ediyoruz. Umuyoruz ki en kısa zamanda eserlerimiz Erzurum’a dönecektir” şeklinde konuştu.
“Bunlar bizim değerlerimizdir”
Erzurum Kalkınma Vakfı (ERVAK) Başkanı Erdal Güzel, yıllardan beridir Erzurum’dan sancaklara dair yükselen seslerin cevap bulmasını istediklerini anlatarak şöyle devam etti:
“Erzurum üç defa Ruslar tarafından işgal edildi. Bu işgal yıllarında Ruslar tarafından önemli ölçüde değerlerimiz alıp götürüldü. Yağmalandı daha doğrusu. 1914-1917 yıllar arasında sünen savaş da işin içine kattığımız zaman burada külliyetli bir şekilde ciddi bir değerlerimizin gittiğine biz şahit oluyoruz, biliyoruz. Çocukluğumuzdan beri bildiğimiz, duyduğumuz Çifte Minareli Medresenin kapısından tutun da, Çifte Minareli Medresenin içerisindeki kümbette asılı duran zincirin büyük bir kısmının götürüldüğünü büyüklerimizden hep biliyoruz. Bunların içinde sancaklarımız da var. Son günlerde bunları iadesiyle alakalı gelişmeler var. Şehir olarak çok mutlu olduk bundan. Çünkü bunlar bizim değerlerimizdir. Bizim için çok şeyler ifade eder. Onların yerleri Erzurum’dur. Dadaşların bağrıdır. Bu münasebetle bu girişimlerin netice vermesini biz ümit ediyoruz, temenni ediyoruz.”
Şenkaya’da Bal Festivali’nde rekor katılım: 20 bin kişi Şirankes’te buluştu…
1
Erzurum-Artvin kara yolunda tır kazası!
43767 kez okundu
2
Kazada hayatını kaybeden Muhammet 2 ay önce evlenmişti!
32637 kez okundu
3
Milli Eğitim Bakanı Tekin, Uluslararası Robot Yarışması’na katılan öğrencilerle bir araya geldi
30178 kez okundu
4
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin Atatürk Üniversitesinin akademik yılı açılış töreninde konuştu
27846 kez okundu
5
Aşkale’de trafik kazası: 1 yaralı
26060 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.